Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
bird lovers
colles fracture
prone to arguments
delivery prices
white sharks
in See
Historia
Frases
Significados de
"in See"
con otros términos en diccionario inglés turco: 140 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
see (someone/something) in one's dream
v.
rüyasına girmek
2
General
see (someone/something) in one's dreams
v.
rüyalarına girmek
3
General
see in the new year
v.
yeni yılı karşılamak
4
General
see in dream
v.
rüyada görmek
5
General
see someone in one´s dream
v.
rüyasında birisini görmek
6
General
see someone in one´s dream
v.
rüyasında birini görmek
7
General
see someone in one's dream
v.
rüyasında birisini görmek
8
General
see someone in one's dream
v.
rüyasında birini görmek
9
General
see (someone/something) in one's dream
v.
rüyasında görmek
10
General
see (someone) in one's dream
v.
rüyasında birisini görmek
11
General
see a cockroach in the bathroom
v.
banyoda hamam böceği görmek
12
General
see someone in a body bag
v.
birini ceset torbasında görmek
13
General
see in situ
v.
yerinde görmek
14
General
see harm in
v.
sakınca görmek
15
General
see harm in
v.
beis görmek
16
General
see someone naked in the shower
v.
birini duşta çıplak görmek
Phrasals
17
Phrasals
see someone in
v.
birine bir yere kadar eşlik etmek
18
Phrasals
see in
v.
içeri almak
19
Phrasals
see something in someone or something
v.
birindeki/bir şeydeki bir şeyi görmek/takdir etmek
20
Phrasals
see in
v.
içeri kadar eşlik etmek
21
Phrasals
see in
v.
birinin/bir şeyin belirli bir özelliğini takdir etmek/görmek
22
Phrasals
see in
v.
-i görmek
23
Phrasals
see in
v.
-e eşlik etmek
24
Phrasals
see something in someone or something
v.
birinin/bir şeyin belirli bir özelliğini takdir etmek/görmek
25
Phrasals
see in
v.
-e yolu göstermek
26
Phrasals
see something in someone or something
v.
birinin/bir şeyin belirli bir kişisel yönünü görmek/takdir etmek
27
Phrasals
see in
v.
birinin/bir şeyin belirli bir kişisel yönünü görmek/takdir etmek
Phrases
28
Phrases
see you in the next issue
expr.
bir sonraki sayıda görüşmek üzere
29
Phrases
would see (someone) in hell before (one) would (do something)
expr.
(bir şeyi) yapmaktansa/yapacağıma ölürüm daha iyi
30
Phrases
would see (someone) in hell before (one) would (do something)
expr.
ölsem (bir şeyi) yapmam
31
Phrases
would see (someone) in hell before (one) would (do something)
expr.
(bir şeyi) yapmaktansa/yapacağıma cehenneme giderim daha iyi
32
Phrases
would see (someone) in hell before (one) would (do something)
expr.
ölürüm de (bir şeyi) yapmam
Colloquial
33
Colloquial
see somebody in hell first
expr.
ölsem (bunu) yapmam! bunu yapacağıma ölürüm/cehenneme giderim daha iyi!
34
Colloquial
see somebody in hell before doing something
expr.
ölsem (bunu) yapmam! bunu yapacağıma ölürüm/cehenneme giderim daha iyi!
35
Colloquial
is that a (something) in your pocket or are you just pleased to see me [cliché]
expr.
cebinde muz, silah, salatalık mı taşıyorsun yoksa beni gördüğüne çok mu sevindin
36
Colloquial
is that a (something) in your pocket or are you just pleased to see me [cliché]
expr.
cebinde (bir şey) mi var yoksa beni gördün diye ereksiyon mu oldun
37
Colloquial
is that a (something) in your pocket or are you just pleased to see me [cliché]
expr.
cebinde (bir şey) mi var yoksa beni gördüğüne mi heyecanlandın
38
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
başka bir hayatta görüşmek üzere
39
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
elveda
40
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
başka bir dünyada görüşmek üzere
41
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
başka bir hayatta görüşürüz
42
Colloquial
(I'll) see you in the funny pages [old-fashioned]
expr.
iyi günler
43
Colloquial
(I'll) see you in the funny pages [old-fashioned]
expr.
güle güle
44
Colloquial
(I'll) see you in the funny papers [old-fashioned]
expr.
iyi günlerde görüşmek üzere
45
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
başka bir yaşamda görüşürüz
46
Colloquial
(I'll) see you in hell! [cliché]
expr.
cehenneme kadar yolun var
47
Colloquial
(I'll) see you in the funnies [old-fashioned]
expr.
iyi günlerde görüşmek üzere
48
Colloquial
(I'll) see you in church [dated]
expr.
görüşmek üzere
49
Colloquial
(I'll) see you in the funny papers [old-fashioned]
expr.
güle güle
50
Colloquial
(I'll) see you in church [dated]
expr.
görüşürüz
51
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
hadi sana hayatta başarılar
52
Colloquial
(I'll) see you in the funnies [old-fashioned]
expr.
yine görüşmek üzere
53
Colloquial
(I'll) see you in the funny pages [old-fashioned]
expr.
yine görüşmek üzere
54
Colloquial
(I'll) see you in the funnies [old-fashioned]
expr.
iyi günler
55
Colloquial
(I'll) see you in the funny pages [old-fashioned]
expr.
iyi günlerde görüşmek üzere
56
Colloquial
(I'll) see you in hell! [cliché]
expr.
cehenneme git
57
Colloquial
(I'll) see you in the funny papers [old-fashioned]
expr.
iyi günler
58
Colloquial
(I'll) see you in the funnies [old-fashioned]
expr.
güle güle
59
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
başka bir dünyada görüşürüz
60
Colloquial
(I'll) see you in the funny papers [old-fashioned]
expr.
yine görüşmek üzere
61
Colloquial
(I'll) see you in church [dated]
expr.
yakında görüşürüz
62
Colloquial
(I'll) see you in hell! [cliché]
expr.
cehennemde görüşürüz
63
Colloquial
(I'll) see you in another life
expr.
elveda
64
Colloquial
see you in the funny pages
expr.
iyi günlerde görüşmek üzere
65
Colloquial
see you in the funny pages
expr.
güle güle
66
Colloquial
see you in the funny pages
expr.
iyi günler
67
Colloquial
see you in the funny pages
expr.
yine görüşmek üzere
68
Colloquial
(I'll) see you in church [dated]
exclam.
güle güle
69
Colloquial
(I'll) see you in church [dated]
exclam.
bye bye
70
Colloquial
see you in a (little) while
exclam.
birazdan görüşürüz
71
Colloquial
see you in a (little) while
exclam.
gün içerisinde görüşürüz
72
Colloquial
cuial (see you in another life)
abrev.
başka bir yaşamda görüşürüz
73
Colloquial
cuial (see you in another life)
abrev.
hadi sana hayatta başarılar
74
Colloquial
cuic (see you in church)
abrev.
yakında görüşürüz
75
Colloquial
cuic (see you in church)
abrev.
düzenli olarak belli bir yerde görüşen kişiler arasında kullanılan vedalaşma kalıbı
76
Colloquial
cuial (see you in another life)
abrev.
elveda
Idioms
77
Idioms
not see one's hand in front of one's face
v.
burnunun ucunu görememek
78
Idioms
see somebody in the flesh
v.
şahsen tanışmak
79
Idioms
can't see one's hand in front of one's face
v.
burnunun ucunu görememek
80
Idioms
can't see one's hand in front of one's face
v.
göz gözü görmemek
81
Idioms
see one's name in lights
v.
ünlü olmak
82
Idioms
see one's name in lights
v.
şöhreti yakalamak
83
Idioms
see the best in someone
v.
birinin (sadece) iyi taraflarını/yönlerini görmek
84
Idioms
see something in a new light
v.
başka bir gözle bakmaya/görmeye başlamak
85
Idioms
see the point in (doing) (something)
v.
(bir şeyi yapmanın) altında yatan nedeni anlamak
86
Idioms
see (one) in hell before (doing something)
v.
imkanı yok yapmam
87
Idioms
see the point in (doing) (something)
v.
(bir şeyi yapmanın) nedenini anlamak
88
Idioms
see (one) in hell before (doing something)
v.
alsa yapmam
89
Idioms
see (one) in hell before (doing something)
v.
yapmam imkansız
90
Idioms
see the point in (doing) (something)
v.
(bir şeyi yapmanın) önemini anlamak
91
Idioms
see (one) in hell before (doing something)
v.
dünyada yapmam
92
Idioms
see the point in (doing) (something)
v.
(bir şeyi yapmanın) değerini anlamak
93
Idioms
can't see hand in front of face
v.
burnunun ucunu görememek
94
Idioms
can't see hand in front of face
v.
göz gözü görmemek
95
Idioms
see (someone or something) in a new light
v.
(birini/bir şeyi) yeni bir perspektifle görmek/algılamak
96
Idioms
see (someone or something) in a new light
v.
(birini/bir şeyi) daha olumlu görmek/algılamak
97
Idioms
see in a new light
v.
başka bir gözle bakmaya/görmeye başlamak
98
Idioms
see (someone or something) in a new light
v.
(birini/bir şeyi) başka bir gözle görmeye başlamak
99
Idioms
can't see a hole in a ladder
expr.
aptal
100
Idioms
can't see a hole in a ladder
expr.
önünü göremeyecek kadar sarhoş
101
Idioms
can't see a hole in a ladder
expr.
sarhoş
102
Idioms
syitfp (see you in the funny pages)
expr.
güle güle
103
Idioms
syitfp (see you in the funny pages)
expr.
yine görüşmek üzere
104
Idioms
syitfp (see you in the funny pages)
expr.
iyi günler
105
Idioms
syitfp (see you in the funny pages)
expr.
iyi günlerde görüşmek üzere
Speaking
106
Speaking
see you in the morning
expr.
sabah görüşürüz
107
Speaking
see you in the evening
expr.
akşam görüşürüz
108
Speaking
can I see you in my office?
expr.
seni ofisimde görebilir miyim?
109
Speaking
I'll see you in class tomorrow
expr.
yarın sınıfta görüşürüz
110
Speaking
didn't you see me when you came in?
expr.
girerken beni görmedin mi?
111
Speaking
what do you see for yourself in the future?
expr.
gelecekte kendini nerede görüyorsun?
112
Speaking
be the change you want to see in the world
expr.
dünyada görmek istediğin değişimin bir parçası ol
113
Speaking
what did I ever see in you?
expr.
sende ne buldum ki?
114
Speaking
I'll see you in a little while
expr.
birazdan görüşürüz
115
Speaking
did you see anyone else in the area?
expr.
bölgede başkasını gördünüz mü?
116
Speaking
can I see you in my office?
expr.
seni ofisimde görebilir miyim?
117
Speaking
could I see you in my office?
expr.
seni ofisimde görebilir miyim?
118
Speaking
could I see you in my office?
expr.
sizi ofisimde görebilir miyim?
119
Speaking
can I see you in my office?
expr.
ofisimde görüşelim mi?
120
Speaking
can I see you in my office?
expr.
sizi ofisimde görebilir miyim?
121
Speaking
could i see you in my office?
expr.
ofisimde görüşelim mi?
122
Speaking
would see somebody in hell before you would do something
expr.
bunu yapacağıma ölürüm/cehenneme giderim daha iyi!
123
Speaking
what do you see in her?
expr.
onda ne buluyorsun?
124
Speaking
what do you see in him?
expr.
onda ne buluyorsun?
125
Speaking
I didn't see you come in
expr.
geldiğini görmedim
126
Speaking
what do you see in this guy?
expr.
bu adamda ne buluyorsun?
127
Speaking
see me in your dream
expr.
rüyanda beni gör
128
Speaking
I see something in you
expr.
sende bir şeyler görüyorum
129
Speaking
where do you see yourself in 5 years?
expr.
beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?
130
Speaking
where do you see yourself in 5 years?
expr.
5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?
131
Speaking
where do you see yourself in 5 years?
expr.
5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?
132
Speaking
where do you see yourself in 5 years?
expr.
beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?
133
Speaking
what do you see in the picture?
expr.
resimde ne görüyorsun?
134
Speaking
see you in hell
expr.
cehennemde görüşürüz
135
Speaking
be part of a change you want to see in the world
expr.
dünyada görmek istediğin değişimin bir parçası ol
136
Speaking
see you in another letter
expr.
başka bir mektupta görüşmek üzere
Medical
137
Medical
inability to see clearly in dim light
n.
tavuk karası
138
Medical
inability to see clearly in dim light
n.
gece körlüğü
Slang
139
Slang
is that a (something) in your pocket, or are you just happy to see me? [cliché]
expr.
cebinde (bir şey) mi var yoksa beni gördüğüne mi heyecanlandın?
140
Slang
is that a (something) in your pocket, or are you just happy to see me? [cliché]
expr.
cebinde (bir şey) mi var yoksa beni gördün diye ereksiyon mu oldun?
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of in See
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy